Günün fırsatı
Bizden Haberler

Tanga ve Kadın

Tanga ve KadınKadınların genelikle dar kıyafetlerinin altına giydikleri külot izi çıkarmayan yanları ipli bir külot takımıdır genellikle çalıDevamı.. ...

Büstiyer Modelleri

Büstiyer Modelleri- Daha Seksi ve Daha Derli Toplu... Kadınlar için üretilen iç giyim ürün seçenekleri oldukça fazladır. Bu yoğun seçenekler arasında bir çok farklı isteğe uygun olarak Devamı.. ...

Seksi Giyim Tercihi

Seksi Giyim TercihiÇamaşır kazani iç giyim mağazasında ağırlıklı olarak satılan missvera markası cazibeli, kendine güvenen, vücudunu seven ve Devamı.. ...

İç Çamaşırı Dünyası

İç Çamaşırı DünyasıRenklerin cazibesi, ipeksi tensel temas, albenili danteller, kadınların iç çamaşırı almaları için kışkırtıcı bir sürü detay 2014- 2015 yılında baş rolde, alıcılarını bekliyor. Tamamlayıcı ürünler (büstiyer, toparlayıcı iç giysileri, jüponlar, pantDevamı.. ...

Yurtici kargo ile ister kapıda, ister şubede öde! Tüm Alışverişlerinizde Hediye Tanga Gönderiyoruz For Dreams İç Giyim İç Giyim Kredi Kartı Taksit
Elawin Lingerie Fantazi İç Giyim Maranda İç Giyim Gecelik Modelleri Doreanse erkek ve kadın iç giyim tanga

İç Giyim | Gecelik Modelleri ve Seksi Giyim

Kategoriler
İç Giyim
Gecelik Modelleri
Seksi Giyim
Sütyen
Jartiyer-Büstiyer
Külot
Atlet
Korse
Pijama
Hamile Giyim
Erkek
OUTLET

CAMASİR KAZANİ.COM İÇ GİYİM VE GECELİK MODELLERİ

İç giyim sektöründe bay ve bayanlar için sürekli yenilenen çeşidi ve uygun fiyatıyla ihtiyacınız olan tüm iç giyim ürünlerini bir arada bulabileceğiniz CamasirKazani.Com online ortamda alışveriş imkanı sunan iç giyim mağazasıdır. Sayfamızda bulunan tüm ürünler orijinal ambalajında faturasıyla beraber sadece toptancılarından veya fabrikalarından temin edilerek siz ulaştırılır. Türkiye de en çok aranılan tüm iç giyim ürünlerine ait zengin renk çeşidiyle bulabileceğiniz iç giyim online alışveriş sitemiz CamasirKazani.com siz değerli müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarına cevap vereceğine emin olabilirsiniz. Ürün çeşitleri fantazi ve seksi iç çamaşırlarının yanı sıra; Büstiyer, Jartiyer, Sütyen, Külot, Tanga,Gecelik Modelleri, erotik gecelik,vücut çorabı ve seksi iç giyim yada basit, günlük giysilerinize uyum sağlayacak; penye iç çamaşırı, pamuk pijama sabahlık takımları, destekli, desteksiz, dolgulu, dolgusuz, dantelli sütyen takımları, binlerce külot, tanga veya slip çeşitleri, vücudunuzu estetik gösterecek ve inceltecek korseler, Çeyiziniz için gecelik ve 2li, 3lü 6lı setler ve erkek iç çamaşırı modelleri en uygun fiyatlarıyla sizleri bekliyor. Güvenli ve gizli alışveriş politikamızla kapıda nakit ödeme veya 9 ay tüm kredi kartlarına taksit imkânınız mevcut. Ayrıca 65 TL ve üzeri siparişleriniz CamasirKazani.Com tarafından karşılanmaktadır. Beğendiğiniz tüm iç giyim ürünlerine kapıda nakit ödeme yaparak sahip olabilirsiniz. İndirim Stok sayısı azalan veya siz müşterilerimiz tarafından en çok tercih edilen ürünler, toptancılar veya marka sahipleri ile görüşülerek belli dönemlerde indirim uygulanmaktadır. Binlerce Bayan ve Erkek iç Giyim ürününe kolayca ulaşabilmeniz için iç çamaşırı modelleri özenle kategorilerine göre düzenlenmiş ve ürün içerikleri en anlaşılır şekilde belirtilmiştir. En çok ziyaret edilen ürün kategorilerimiz; Gecelik Modelleri Seksi ve etkileyici bir görünüme sahip olmak isteyen bayanlar için tasarlanıp satışa sunulan dantel, şifon, penye ve saten gecelik modelleri nefes kesen tasarımlarıyla dizayn edilmiştir. Sade ve hoş görünümden hoşlanan bayanlar için en beğenilen saten uzun veya kısa gecelik modelleri tavsiye edilir. Ayrıca sade modellerin dışında leopar desenli gecelik modelleri de bir çok bayanın ilk tercihleri arasında yer alır. Fantazi iç giyim Fantazi iç giyimin en önemli parçası jartiyerdir. Jartiyer, fantezi kostüm ve seksi gecelik modellerine farklı bir görünüm katması da en etkileyici yanıdır. Fantezi iç giyim de hayatınıza renk katacak kırbaç ve kelepçe modelleri de eşsiz bir gecenin tadını en üst seviyeye çıkarabilir. Fantezi kostümler içerisinde en çok tercih edilen öğrenci kostümleri, sekreter kostümü ve hostes kostümleri mutlaka denemeniz gerekenler arasındadır. Sütyen Sütyen her kadının kendi ölçülerine göre olmalıdır. Büyük ve sarkık göğüslü bayanlar mutlaka toparlayıcı sütyen modellerini tercih etmelidir. Ayrıca minimiser olarak da adlandırılan bu sütyen grubu dik, formda ve göğüslerinizi 1 beden küçük gösterir. Destekli ve dolgulu pusup sütyenler ise genellikle küçük göğüslü bayanların tercihi olmalıdır. Dolgulu ve destekli sütyenler göğüslerinizin büyük, seksi ve daha formda görünmesini sağlar. Pijama Bay ve bayan pijamaları birçok marka tarafından ev giyimi olarak da giyilebilen çeşitler üretmektedir. Tercih ettiğiniz pijama evdeyken bile şık bir görünüm sunmalıdır. Kış mevsiminde polar ve kadife pijamalara büyük ilgi varken, yaz mevsiminde ise şortlu ve kapri pijama modelleri daha çok satmaktadır. Jartiyer Jartiyer takımları, iç giyiminize çok farklı bir renk ve görünüm katacaktır. Jartiyer, kadınsı bir simge gibidir. Seksi görünmek isteyen bayanların vazgeçemediği bir iç giyim modeldir jartiyer. Özellikle fantezi çamaşırlar için de fazlasıyla tercih edilir. Jartiyer günlük hayatta veya özel anlarınızda da rahat rahat kullanabileceğiniz bir iç giyim modelidir.

İÇ GİYİM HİÇ BU KADAR İYİ OLMAMIŞTI

Her yıl yeni trendlerle kullanıcılarının karşısına çıkan iç çamaşır markaları, her yaşa ve her zevke uygun tasarımlara imza atarak sağlıklı modeller geliştiriyor…
Markalar ürünlerinde geçmiş dönemlerde ağırlıklı olarak kullandıkları beyaz rengi bu sezon ikinci plana itiyor parlak ve canlı renklere ağırlık veriyor. İç giyim de yeni sezon trendleri arasında özellikle bayanların seksi görünmesine ağırlık veriliyor ve bu nedenle danteller koleksiyonlarda başrolde.
Tarih boyunca insanlar çeşitli şekillerde iç giyim kullanmış, özellikle sanayi devriminin ardından yavaş yavaş kendi modasını oluşturmaya başladı. Her yaştan erkek ve kadının kullandığı bu ürünlerdeki kalite de yıllar geçtikçe artmış, şekilleri de değişti. Gecelik, sutyen, külot, atlet, boxer, korse, jartiyer gibi çok fazla seçeneği bulunan iç giyim, her sezon yeni trendlerle kullanıcılarının karşısına çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Her zevke göre farklı tasarımların bulunduğu bu sektör gün geçtikçe dünya pazarında da adından söz ettirmeye başladı… Tabii bu da rekabet ortamını beraberinde getirdi… Ürettiği tüm ürünleri iç giyim defilelerinde sergileyen markalar, farklı kumaş ve şekillerle sektöre ve aynı zamanda modaya yön vermeye başladı.

HEM SEKSİ HEM RAHAT
2015 yılının iç giyim trendi ise siyah ve beyaz karışımı ile hazırlanan çamaşırlar. Bu sezon rahatlık ön planda.. Firmalar bu sezon iddialı bir iç giyim koleksiyonuna imza atmaya hazırlanıyor. Tüm vücut ve beden ölçülerine uygun, kadınların beklentileri düşünülerek en ince ayrıntısına kadar tasarlanmış koleksiyonda artık mükemmel bir iç çamaşırına kavuşmak hayal değil! 2014-2015 iç giyim koleksiyonunda yer alan sutyenler rahatlığı ile kolay bir kullanım sağlıyor, push up etkisiyle istenilen göğüs ölçüsüne kavuşturuyor, renk, desen ve model zenginliği ile kadınları feminenlik ve modernlikle buluşturuyor.

GÖMLEK YA DA TİŞÖRTTEKİ İZLERE VEDA
Straplez kesimi, çıkarılabilir askısı, kaymayı önleyen silikon bantlarıyla göğsü mükemmel kavrayan desteksiz sutyen gömlek ve ceket içine giyildiğinde ayrı bir şıklık yaratıyor. İç giyim de Leopar deseni çoğu zaman dantelle tamamlayan koleksiyonlar sabit askılı olup, destekli olma özelliğiyle göğüslere ayrı bir dolgunluk katıyor.

İÇ GİYİM DANTELE BÜRÜNDÜ
İç giyimin vazgeçilmezi olan dantel iç giyime yine yeni yeniden bir tarz getiriyor. Büyük göğüs ve bedenlere de uygun olarak tasarlanan sutyen formları çıkarılabilir askısı ve straplez kesimiyle göğüsü mükemmel kavrıyor ancak rahatlıktan da ödün vermiyor.

SAĞLIKLI TERCİH PAMUKLU KUMAŞ
Rahat ve hijyenik bir kullanım isteyen aynı zamanda da seksi görünmekten ödün vermeyen kadınlar için tasarlanan bu koleksiyonlar pamuklu kumaş üzerine dantel kaplamasıyla vitrinlerdeki yerini almaya başladı. Bu ikiliyi tamamlayan atlet kombinasyonları ise değişik ve bir o kadar da modern görünümlü dantel detaylarıyla dış giyime de ışık tutuyor…

GÜN BOYU RAHATLIK
Bu sezonda markalar çoğunlukla seksi tasarımlara yer verdi. Özellikle tanga ve g-string modelleri ön plana çıkarken dünya modasına yön veren markaların seksi tasarımları ön plana çıkıyor… Erkekler için de yine boxerler ve atletler ön planda.. Bu iç çamaşırları da farklı renklerle hazırlanmaktadır. Yeni sezonda jartiyerli gecelik modelleri ve babydollar da ön plana çıkarken şıklık ve rahatlığın yanında sağlıklı kumaşlarla tasarlanan bu ürünler arasında dantelli modeller ön plana çıkıyor…

24 SAAT VÜCUDU KAVRAYAN RAHATLIK
Her kadının vücut kıvrımlarına uygun olarak tasarlanan kombinasyonlar 24 saat süren rahatlık vaat ediyor. Günlük hayattan özel davetlere kadar giysilerin altından mükemmel görünüm sağlayan sutyen ve kombinasyonları kadınların gün boyunca rahat bir nefes almasını sağlıyor. Bu özel sutyenler, yumuşak dikişsiz mikrofiber kumaşı, çift kat kanatları, ince ped askıları ve vücuda oturan kalıpları sayesinde mükemmel bir konfor sunuyor. Kadının rahatlığı en ince ayrıntısına kadar düşünülerek tasarlanan sutyende balenler istenirse çıkarılabiliyor. Elastik hazır kapları sayesinde göğsü maksimum destekliyor ve göğüsün yuvarlak durmasını sağlıyor. Ayrıca rahatlık, modernlik ve doğallıktan vazgeçmeyen kadınlar için tasarlanan sutyenler dantel sırt detayıyla birlikte kadına romantizmi vaad ediyor. Göğüse doğal bir görünüm veren orijinal sutyen tasarımları ise göğsü dikleştirerek yuvarlak durmasını da sağlıyor.

MODA KİŞİSELLEŞTİ!
Basık renklerin yanı sıra mor, fuşya, yeşil, gri, bej renklerinin hakim olduğu bu sezon iç dünyanızı renklendirmek sizin elinizde.. Istediğiniz şekilde parçaları bir araya getirerek kendi koleksiyonunuzu da yapabilir, iç dünyanıza farklı bir anlam yükleyebilirsiniz.

BABYDOLL İÇ ÇAMAŞIRI HAYATIMIZA NE ZAMAN GİRDİ?

Babydoll iç çamaşırının ilk sürümleri, 1930 ve 1940 yıllarında geldi. O zamanlar danteller sadece yatakta, ceketlerin yakasında kullanılırdı ve kadın daima geri plandaydı… Gecelikler diz altı ve sıradandı.. Bugün ise spontene olmayan ve bir o kadar da sıradışı modellerle hayatımızda… İç çamaşırı bu tür adı "babydoll" olan gecelikler ilk olarak 1956 ‘da oynadığı bir filmde Carroll Baker tarafından giyildi… Bu filmde Baker tarafından gösterilen örnekte, babydoll iç çamaşırı genel halk arasında popülerliğinin artmasına neden oldu… Ve bu tarihsel süreçle beraber hızla hayatımıza girmeye başladı… Sonunda babydoll daywear olarak kullanılmaya başlandı. Her ne kadar kışkırtıcı bir yatak kıyafeti olarak hayatımıza girse de gelinliğin içine giyildikten sonra gardıroplarda yerini alıyor ve o renk bu renk derken bir bakmışız koleskisyona dönüşmüş… Günümüzde modern babydoll iç çamaşırı olarak satılan takımlar aynı renk ve stil ikon olmuş külotlarla kombinlenmiş tarzda karşımızda… Tabii ki bu takımları cesbedici kılan dantelleri… Kişisine göre değişse de muhafazakar kesim de tercih ediyor bu seksi iç çamaşırlarını. Kadınların son 10 yılda iç çamaşırına bakış açısının revize olmasıyla beraber babydoll’un hayatımıza girmesi kesiişyor… Mağazalar ve üretici firmaların tasarım hakikasına dönüşen koleksiyonları zamanla düzenli olarak giyilen geceliklerin yerini alıyor… Genç, masumiyet örülü bir bedeni çağrıştıran modeler erkekleri de cezbediyor…. Öyle ki eşlerine, sevgilililerine kendi tarzlarını yansıtan takımları satın alanlar bile var… Babydoll iç çamaşırı, polyester, şifon, tamamen dantel ve ipeğin asaletiyle de yapılabilir. Önemli olan tasarım ve rahatlık… Bazı tasarımlar ise tamamen göze hitap ederken bazıları ise zariflik üzerine odaklanır…. Peki babydollun modası devam edecek mi yoksa erozyona mı uğrayacak? Modasının geçeceği çok olası değil… Sonuç olarak dünya üzerinde kadın olduğu sürece seksapaliteyi arttıran tüm çamaşırlar koleksiyonuna popülarite katarak devam edecektir…

İPEĞİN ASALETİ SARSIN BEDENİNİZİ…

Şiirsel bir giysi türü… Ancak şiirselliği tanımlamasında, asaletinde yatar… İç çamaşırı ikinci cildimizdir… İnsanın içine giydiği bedeninin en özelidir… İç dünyası giydiği çamaşıra yansır kadının… Zarafeti asilliği… Fantezi çamaşırların atasıdır ipek… İşte gizemli bir kapının ardından asalete açılan yolculuk…. Avrupa’da iç çamaşırı giymemenin uygarlık dışı, kabalık, temizlikten uzak bir davranış olarak nitelendirilmesi 1830'lardan itibarendir. Sağlık koşullarının ön planda tutulduğu ilk dönemden sonra 1880'lerden itibaren iç çamaşırın rahatlığı ve güzelliği düşünülmeye, kadın çamaşırında ipek kullanılmaya başlandı. Fakat aynı dönem, Türkiye'de de sağlığına özen gösteren geniş kesimlerin halen tercih ettiği gibi, nefes alan yünlü çamaşır doktor önerisiyle giyiliyordu. Piyasa için iç çamaşırı üretimi kitleselleşirken 1910'da ABD’de önü açılan don üretilmişti. Korseler, jüponlar çıkarılırken, sütyenin yayılmasıyla iki parçalı kadın iç çamaşırı standartlaştı. Eski entari, fanilalar yerine İngiliz ve Amerikalıların latinceden dillerine girmiş combine fiilinden türettikleri combination (bağdaşma, uyuşma, birlik) sözcüğünden adını alan kombinezon ipek, naylon, daha sonra pamuklu kumaşıyla dünyaya yayıldı ve fransızca biçimi combinaison'la (1895) bize de geldi. İç çamaşırı bir kadının özgüvenini artıran, kesinlikle daha dişi hissetmesini sağlayan sekste ve normalde partneri kesinlikle etkileyen bir etkendir… İpeğin asaleti, duruşu her bakımdan kadının kendini daha seksi hissetmesini sağlar… Günümüzde ipek-saten karışımı çamaşırlar, gecelikler ve pijama-sabahlıklar da bir moda sektörü haline gelerek, Avrupa’ya da yön vermeye başladı…

RAHATLIKTA EN BAŞTA İKİ PARÇA PİJAMA

Çizgili pijama, polar pijama, şort pijama, saten pijama... Pijama, ev giyim grubunun en çeşitli ve bazılarına göre en kullanışlı üyesi. Günümüzde, dışarıda jean pantalon giymek nasıl büyük bir rahatlık haline geldiyse, evde pijama giymek de aynı rahatlığı tüketicilere sunuyor. Pijama, Farsça ‘pāyjāmeh’ kelimesinden türemiştir, ‘pāy’ bacak anlamına gelirken, ‘jāmeh’giysi demektir. Kelimenin batı dünyasına yayılımı ise İngiltere’nin Hint topraklarında kurduğu imparatorluk sayesinde olmuş. Beli bir iple büzülen, bu rahat iki parça ev giysisi kısa sürede Güney ve Doğu Asya’dan Avrupa’ya taşınmış. Güney Asya’da ferah ve bol dökümlü pijamaların popüler olması ise, sıcak iklimin ve coğrafyanın özelliklerinden kaynaklanıyordu. Pijama Avrupa’da ilk olarak 17. Yüzyıl’da erkeklerin rahatlarken giydikleri giysi olarak tanınmış. Kısa bir süreliğine kullanımı azalan pijama, 19. Yüzyıl’ın sonlarına doğru, yatarken giyilen kıyafet olarak tekrar ortaya çıkmış. Bu dönemde ipek koton veya saten materyallerden dikilen pijamalar lüks ve kalite göstergesiymiş. 1920’li yıllarda pijamanın yolculuğu ABD’ye dahi uzanmış. Kadınlar için de pijama Amerika’da ortaya çıktı. Her ne kadar Hindistan’da kadınlar tarafından kullanımı yaygın da olsa, batı tarzı pijama 20. Yüzyıl’da yaygınlaştı. Dönemin ünlü moda tasarımcısı Coco Chanel, ipekten loungewear amaçlı kullanılan pijamayı kadınlara sunan ilk kişi oldu. Palazzo pantalonları olarak da adlandırılan çok bol paçalı, dökümlü pantalonlar bu dönemde farklı baskılarıyla pijama havasını sokağa getirdiler.

PİJAMANIN YILLAR İÇİNDE YOLCULUĞU

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre kadınların %37’si gece uyurken pijamayı tercih ederken, erkeklerin %6’sı pijama takımlarıyla uyuyor. İlk başta sadece erkekler tarafından tercih edilen bir giyim parçası için bu sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Geleneksel pijama modeli, yumuşak kumaşlardan dokunmuş ceket ve pantalon takımından oluşuyordu. Daha kullanışlı olması hedefiyle, ceketlerde ön cep bulunurken kol ağzı manşetsiz, düz iniyordu. 1950 öncesinin pijamalarında günümüz için kulağa komik gelen, tuvalete kolay gitmek için bulunan düğmeli cep bölge bulunuyordu. Modern pijamalara göz atıldığında, geçmişten günümüze fazla bir değişiklik olmadığı görülüyor. Kullanımda artık kısa kollu bluz veya pantalon yerine şort gibi kısa altlar kullanılsa da temelde rahat kesimi ve iki parça olmasıyla pijama orjinal halini koruyor. 20. Yüzyıl’ın ortalarından itibaren pijama, hem kadınlar hem de erkekler arasında sık kullanılan ev giysisi olarak popülerliğini artırdı. Hatta pijama tarzı pantalonlar 1960’larda moda akımı olarak dışarıda da giyiliyordu. Pijamaların veya pijama benzeri giysilerin dışarıda giyilmesi bizim kültürümüz için şaşırtıcı olsa da, Çin’de halkın kısa süreli alışverişler, veya mahallelerindeki gezileri için pijamalarıyla dışarı çıkmaları normal karşılanan bir alışkanlık. Bu durum aslında pijamaların hem konforlu hem de şık olabileceklerine en büyük kanıt.

TÜRKİYE’YE PİJAMANIN GELİŞİ

Pijamanın sık kullanımından önce şehirli erkekler bol entariler giyerlerdi. İki tarafı yırtmaçlı, geniş kollu ve dikişsiz bu gece giysileri öyle rahattı ki bazen erkekler üzerlerine bir palto geçirip dışarıya bile o şekilde çıkarlardı. 18. Yüzyıl’da ise entarilerin altına şalvar giyilerek daha derli toplu bir giysi elde edilmişti. Pijama Avrupa’da kullanılan şekliyle ülkemizde ilk 1. Dünya Savaşı sırasında görüldü. Dönemin eğitimli zenginleri henüz pek bilinmeyen bu gece giysisini çok sevmişler, daha sonra da giysi ülke genelinde yaygınlaşmış. Ancak bu tanınma aşaması öncesi dönemin ileri gelen milletvekillerinden Asa Gündüz’ün anlattığına göre Mustafa Kemal Atatürk, halkın pijamaya yaklaşımı konusunda komik bir olay yaşamış. Ankara’nın ilk kurulduğu dönemlerde, mebuslar Ankara Palas otelde kalırlarmış. Otelde iç donu ve entarilerle dolaşılmasından rahatsız olan Atatürk, mebuslara pijama diktirilmesini söylemiş. Akşam otele geldiğinde ise, mebusların ne için kullanacaklarını bilmedikleri ipek koton pijamalarını giymiş, yemek salonunda hazır, kendisini beklediklerini görmüş. Neyse ki kısa süre sonra yanlış anlaşılma düzeltilmiş de, günümüzde Türkiye, dünyanın önde gelen pijama üreticilerinden olarak birçok başarı elde ediyor.

KUMAŞ MI ÖNEMLİ, MODEL Mİ?

Pijama, aslında oldukça çok yönlü bir giyim ürünü. Zarif, şık hatta albenili pijamalar bulmak tahmin ettiğinizden daha kolay. Öncelikle kumaş seçimi pijamanızın tüm havasını değiştirip, yatak kıyafetinden, bir anda şık bir ev giysisine dönüştürebilir. En sık kullanılan kumaş koton veya koton-elastik karışımlı kumaşlar. Ancak bu karışımlar konforu garantilerken, gündelik modeller için daha uygunlar. Yine vücudun gece boyu nefes almasına yardımcı oldukları için doğal kumaşlar, sentetiklere nazaran daha sağlıklı sayılabilir. Kumaşı koton dahi olsa, askılı bir bluz ve dar bir kesimle pijama takımları daha havalı ve farklı modellerde de bulunabilir. Renk seçiminde de canlı pembeler veya maviler yerine, pastel renkler ve zarif desenler pijamada şıklığı garantiler. Son dönemlerin modası hayvan desenlerine de yine ev giyimi ve pijamalarda sık sık rastlanılır. İpek ve saten pijmalar fiyat açısından daha yüksek sınırlarda geziyorlar, bu nedenle pek fazla tercih edilmiyorlar. Ancak her hanımın evinde şık bir saten veya ipek pijama takımının bulunması bir gereklilik. Klasik model bir ipek pijama, zamansız bir giyim parçasıdır. Pijama üretiminde bir diğer kullanılan malzeme polar. Polar, hammaddesi petrol olan yüzde yüz polyester bir tür yapay tekstil lifidir. Sıcak tutar çünkü hava girmesini engeller. Polarda kullanılan boyaların çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir, eğer kanserojen madde içeren boyalar kullanılırsa sağlık açısından zararlı olabilir. Doğal hammadde sayılan bir diğer çeşit, keten karışımlı kumaşlar. Keten nefes alan bir kumaş olmakla beraber bir yandan da oldukça sağlam ve dayanıklıdır. Formunu pamuklu kumaşlara nazaran daha uzun süre koruyan keten modeller yine şıklık ve zarafet konusunda önde gelir. Pijama, çocuklar için en başta tercih edilen yatak giysisidir. Yaşı küçük çocuklar için tulum stili veya ayakları da kaplayan modeller seçilirken, çeşitli desenleriyle daha büyük çocuklar da pijamaları severek giyerler. Pijamaların en dikkat çekici yanı seçilen desen ve baskılardır. Klasik pijama, çizgili veya ekose desenlerden oluşur. Fakat, günümüzde çok renkli, çizgi film kahramanlı, resim baskılı modelleri mağazalarda bulmak kolaydır.

A'dan Z'ye Çeyiz İçin: Batista

Çeyiz konusunda uzman olan Batista markası sadece bu içerikli imalat yapıyor. Mahmutpaşa’daki mağazalarında yeni evli çiftler için çeyizlik tüm alternatifleri bulmak mümkün. Gelinler için tam set iç çamaşırı, ipek gecelik, sabahlık, kaz tüylü terlikler, taşlarla bezenmiş ayna-saç fırçası-tarak takımı, küçük-büyük çeyiz sandıklarından damatlara uygun pijama, ropdöşambır, terlik ve tıraş takımına kadar her türlü seçenek mevcut. Almanya, Fas, Libya başta olmak üzere ülkelere kendi markalarıyla ihracat yaptıklarını belirten Batista'nın patronu Emir Karaca, "Ancak fason da çalışıyoruz. Örneğin Mısır Fuarı'nda bir Mısır markasının tüm koleksiyonunu biz hazırladık. Çeyizlik satışları için camasirkazani.com tavsiye edilmektedir.

HEM ÇEKİCİ HEM ESTETİK

Fantezi iç çamaşırı arenasında yer alan ürünler arasında birçok model ve tarz bulunduğu gibi, kumaş çeşitleri de oldukça farklı. Elawin Lingerie, yeni sezonda alışılmış modellerinin dışında ürünler de tasarlamış. Abartılı modellerden sadelikleriyle ayrılan bu çamaşırlar, görsel ve estetik açıdan da etkileyici. Diğer ürünlerinin yanı sıra, İskoç tabir edilen ekose kumaşların kullanıldığı bu modellerin de oldukça talep görmesi bekleniyor.

ERKEKTE KULLANIŞLILIK ÖNDE

TARİHTEN GÜNÜMÜZE ERKEK İÇ ÇAMAŞIRI ÖNCELİKLE KORUNMA VE GİZLEME İÇ GÜDÜSÜ ÜZERİNE GELİŞMİŞ, GÖRÜNTÜ VE ŞIKLIK HEP İKİNCİ PLANDA. RAHATLIK VE SAĞLIK DA BİR TERCİH NEDENİ...

iç çamaşırı denince akla sütyen, jartiyer, g-string geliyor değil mi? Peki ya erkekler? İç giyim sektörünün yükselen ve çeşitlenen bir bölümü de erkek iç giyimi. Türkiye’de ve dünyada artan erkek iç çamaşırı trendlerine bu sayımızın dosyasında yer veriyoruz. Günümüzde tasarım ve materyal açısından mükemmel olan boxer ve slip külotların tarihi çok eskiye dayanmıyor, ancak erkeklerin cinsel organlarını korumak için bir şeyler giymeleri 7000 yıl kadar geçmişe uzanıyor. Modern antropologlar erkek iç çamaşırına ait ilk örnekleri Yeni Gine’nin yüksek yerlerinde buldular. Kurutulmuş sebze kabuklarından yapılan bu koruma amaçlı kaplar, çeşitli şekilde boyanmış, süslenmiş ve uzun süreli kullanıma hazır hale getirilmişti. Her ne kadar koteka adı verilen bu giysi parçası kıyafetlerin altına giyilmese de erkeklerin cinsel organlarını kapatıp koruduğu için en temel ihtiyaçlara uygun olduğunu varsayabiliriz. Koteka, günümüzde sporcular tarafından kullanılan suspansuvar kaplarının atası kabul edilebilir. Erkek iç giyiminin gelişimine göz gezdirdiğimiz zaman dikkat çeken ilk şey her zaman kullanışlılık üzerine kurulmuş olması. Kadın iç çamaşırlarında süsler, danteller, fırfırlar cazibe arttırıcı ancak kullanımı kolaylaştırmayacak eklentiler bulunurken erkek külotları ve fanilaları daima kullanıma yönelik üretildi.

ATASI İÇ PANTOLONU

M.Ö. 3300 yılına ait bulunan kazılar gösteriyor ki ilk ‘iç’ çamaşırı örneği deri bir kasık kuşağıydı. Eski Mısır’a ait bulunan çizimler ve kalıntılar ise uzun bir keten bezin üçgen olarak kesilmesi ve kenarlarından ipliklerle bağlanıp fazla kumaşın ipliklerin içinden geçirilmesiyle elde edilen iç çamaşırları kullanıldığını gösteriyor. Antik Yunanlılar hiçbir iç giyim hatta bazen dış giyim ürünü bile kullanmazken daha barbar olan toplumlar iç çamaşırına önem veriyorlardı. M.Ö. 2000’li yıllara bakıldığında Romalılar tuniklerinin altına dizden bağlanan bol pantolonlar giyerek iç çamaşır ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Savaş dönemlerinde Romalı askerleri gören diğer askerler arasında bol kısa veya uzun pantolonları iç çamaşırı olarak kullanmak yaygınlaştı. Erkeklerin yaşamları aktifleştikçe iç çamaşırları kısaldı. Hareketli yaşama uyum sağlayabilmek için hem dışa giyilen tunikler hem de içegiyilen şortlar bacakların rahat hareketi için küçüldü. Tıpkı soylu kadınların dar korseler giymesi gibi soylu erkekler de dar iç pantolonlar giyiyordu. Avrupa’da halk günümüzün boxer çamaşırlarına benzer bol içlikler giyerken asiller vücuda yapışan özel dikim içlikleri tercih ediyordu. Avrupa’nın bazı bölgelerinde ise halk kemerle sıkıştırılmış dikdörtgen kumaşları bacaklarının arasından geçirerek bir çeşit külot görevi gören bağlamalar kullanıyordu. Erkeklerin at binmeleri ve savaşa gitmeleri de düşünülürse bir süre sonra bezlerin içine dolgu koymaları şaşırtıcı olmadı. Metal zırh ve at üzerinde yolculuğun vereceği zararı engellemek için çift katlı ve dolgulu içlikler popülerdi. Fransızcadan gelen ‘chemise’ yani iç gömlekler de bu dönemde erkekler tarafından tercih edilen giyim ürünleriydi. Katkat giyilen giysilerin içindeki iç çamaşırları günlük hayatta zorluk çıkarmaya başlayınca, düğmeli içlikler üretilmeye başladı. Ön kısmında düğmelerle kapanan içlikler kullanışlılık açısından kolaylık getirdi.

BOXER’İN DOĞUŞU 1925

Şaşırtıcı ama gerçek olan bir nokta ise günümüzde kullanılan modern iç çamaşırlarının 1930’lara kadar üretilmiyor olması. 1930’larda erkekler hala pamuklu dar uzun paçalı içlikler giyiyorlardı, fanila olarak da aynı kumaştan benzer üstler tercih ediliyordu. Boxer isimli şort iç çamaşırları boksörlerin giydiği şortlardan ilhamla üretildi. 1925 yılında boks malzemeleri satan Jacob Golomb ,sporcular tarafından giyilen şortlarda ufak değişiklikler yaparak boxer iç çamaşırlarını üretti. İlk başta ilgi görmeyen boxer, içliklerin sağladığı desteği yaratmıyordu. Beğenilmeyen boxerlar ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra slip donlarla rakip olabilecek popülerliğe ulaştı. Erkek iç çamaşırlarının profilinin tamamen değişmesi ise 1934 yılında gerçekleşti. Wisconsin çorap fabrikası Coopers’ın sahibi Arthur Kneibler, bikini slip mayolu bir erkek fotoğrafını görünce aynı modeli iç giyime taşıma fikri aklına geldi. Birkaç denemeden sonra yeni, bacaksız, önden y şeklinde açılan, dar ve destek olan iç çamaşır üretildi. Coopers şirketi bu yeni buluşu rahatlığı ve desteği nedeniyle jokey şortu olarak isimlendirdi. Hem iç giyim sektörünü hem de Coopers şirketinin tarihini değiştiren çamaşırlara atıf olarak şirket ismini 1971’de Jockey’e çevirdi. 1970 ve 1980 yıllarında ünlü tasarımcıların iç çamaşırları özellikle Calvin Klein bir statü belirleyicisi oldu. Artan üretimlekesimler daha gösterişli, daha dar modeller daha çeşitli oldu. 2008 yılında ABD’de yapılan bir araştırmaya göre erkek iç çamaşırının satışlarının artışı ekonomik refahı gösteriyor. Araştırmaya göre erkekler iç çamaşırını neredeyse eskiyip yırtılana kadar giyiyorlar bu nedenle ekonomik bir kriz durumunda iç çamaşırı almayı bırakıyorlar. Satışların artması ise bir çeşit lüks tüketim ürünlerine oluşan talebi ve finansal gelişimi belirtiyor. 2008 yılında ABD’de yaşanan ekonomik krizde erkek iç çamaşırı satışlarının yüzde 12 oranında azalması da bunun kanıtı.

ÇEŞİT AZ AMA ADET YÜKSEK

ERKEK İÇ GİYİMİNDE ONLARCA ÇEŞİTTEN OLUŞMUYOR İKİ TEMEL KATEGORİ FANİLA VE DON, BUNLARDA KENDİ İÇLERİNDE ÜÇ DÖRT GRUBA AYRILIYOR, SON YILLARDA GENÇLER ÇEŞİT TERCİHİNİ GELİŞTİRİYOR

Türkiye tekstil ve konfeksiyon tedariki konusunda dünyanın liderleri arasında. İç giyim ve yatak giyimi ihracatı toplam tekstil ihracatının yüzde 5’e yakın oranını kapsar. Bu oran düşük gibi görünse de hazır giyim ihracatının büyüklüğü göz önüne alınırsa ihracat rakamları çok küçük değildir. Erkek örme ve dokuma iç giyimi ihracatı 110 milyon doların üstünde seyretmektedir. Erkek dokuma ve örme iç giyim ürünleri ise 10 milyon doların üzerinde ithalatla toplam iç giyim ithalatının yüzde 8’ine denk geliyor. Bu verilere göre tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de erkek iç giyiminin, kadın iç giyimine göre daha az çeşit barındırdığı ve daha az talep gördüğü anlaşılıyor.

Erkek iç giyiminde bu az olan çeşitlerinden de bahsetmekte yarar var:

Boxer Brief(Slip Boxer): Normal boxerlara göre daha dar kalıplı bu iç çamaşırları destek ve kullanım açısından çok tercih edilen ürünlerden. İlk olarak 1990’larda ortaya çıkan bu model de bacak boyu slip iç çamaşırlara göre daha uzundur. Örme veya dokuma seçenekleriyle üretilen slip boxerlarda ön kısım cepli veya tamamen kapalı olabiliyor.

Bikini/Trunks: Bikini çamaşırlar 1946 yılında Fransız Jacques Heim ve Louis Reard tarafından bulundu. Hem kadın hem de erkek iç çamaşırlarında kullanılan bu model düşük belli ve kalçanın biraz aşağısında biten bacak boyuyla dar bir kalıp sunuyor. Erkekler için olan bikini iç çamaşırlarının ön kısmında cep olmaz.

Boxer: Boxer iç çamaşırları boks sporcularının giydiği şortlardan esinlenir. Bol ve rahat kalıbıyla çok tercih edilen modellerdendir. Ön kısmı düğmeli olan modeller çeşitli renk ve tasarımlarıyla genç nesil tarafından beğeniliyor. Ancak uzun süreli kullanımda bolluk dezavantaj olabiliyor. Fazla kumaş sıkışma yapıp rahatsızlık verebiliyor.

Slip: Slip iç çamaşırı bacaksız bir modeldir. Genel olarak dar kalıplıdır ve güçlü bir destek sağlar. Eskiden beri beyaz koton slip modeli popüler bir seçimken günümüzde markaların tasarımcıları sayesinde slip iç çamaşırı da renkli ve desenli modellerde üretilmektedir.

Fantazi Tanga: Tanga iç çamaşırı ince bir modeldir. Genel olarak esnek kalıplara sahip olup, güçlü bir destek sağlar. 2000' li yılların başından beri Türkiye de bir çok kitle tarafından tercih edilen erkek tangaları, geniş müşteri ağına daha fazla seçenek sunmak için bir çok marka tarafından yeni modelleri üretilmektedir.

Tanga/String: Erkek iç giyiminin sürpriz üyesi tanga ve g-string çamaşırlar aslında 1980’li yıllardan beri Brezilya gibi yerlerde tercih ediliyor. Başlarda mayo olarak tercih edilen bu modeller, günümüzde iç çamaşırı olarak da üretilmektedir. Özellikle dar pantolon içine giyilen bu modeller hem iz yapmıyorlar hem de özel modelleriyle kalçaya destek oluyor. Ön kısmında örtülü bir bölüm olan ve modeline göre yan ve arka ipleri ince veya kalın gelen tangalar, atletizmde de kullanılmakta. Kalçaların altından geçen bantlarla kaldırılan ancak arka kısmı komple kapatmayan özel tangalar üretiliyor.

Şekil büyütücü külot: Kadınlar için büyütücü sütyen neyse erkekler için de şekil büyütücü külot aynı işlemi görüyor. Ön cebinde dolgu bulunan bu modeller slip, slip boxer, tanga seçenekleriyle üretiliyor. Aynı zamanda kalçaları dar gösteren veya daha büyük gösteren iç çamaşırları da talep gören ürünlerden. Dolgulu iç çamaşırları erkekler için rahatlık da sağlıyorlar. Uzun süre oturarak çalışan beyler dolgulu ürünleri konfor açısından tercih edebiliyorlar.

İÇ GÖMLEKTEN FANİLAYA

Atlet ve fanila seçimi dış giyim için çok önemli bir nokta. Giyilen gömlek veya kazağa göre yaka çeşitleri farklılık gösterirken bazı ürünler ceket için de tişört olarak bile tercih ediliyor. Sporcu atleti olarak adlandırılan kolsuz sırtı ‘T’ şeklinde gelen ürünler yaz kış tercih edilirken, kısa kollu fanilalar genelde gömleklerin daha iyi durması için kullanılıyor. Kolsuz yuvarlak yaka fanilalar ise gömleklerin içinde en rahat gizlenen modellerden, bu nedenle klasik giyim içinde rahatlıkla yer alabiliyor. Atlet ve fanilaların çok bol olmaması, dikkat edilecek en önemli noktalardan biri. Bu kullanışlı ve rahat ürünlerin iç giyim olduğunu hatırlayıp fazla bollukla potluk yaratmasını önlemek gerekiyor. Her iç giyim ürününde olduğu gibi fanilalarda da kumaş seçimi çok önemli. Tenle direk temas halinde olan bu ürünler en sağlıklı ve konforlu kumaşlardan dokunmalı. Kol ve omuzların düzgün oturması da yine rahatlık ve hareketi kolaylaştırmak için önemli. Ter emicilik, fanila için olmazsa olmaz. Kumaşların yumuşaklığıyla eş değerde önemli konu doğal fiberli materyallerden yapılması. Yüksek kalite koton, modal karışımlı ürünler ve ipeksi mikro fiber kumaşlar daima tercih edilirler. Mikro fiberlerin varlığı ter emiciliği de garanti eden bir noktadır. Atletlerin boydan uzunluğu, kıyafetlerin içinde estetik görüntü sağlamak için kontrol edilmelidir. Uygun bedende bir atletin boyu kemer boyunun en fazla 8 cm aşağısında olmalı ve fermuarın boyundan kısa olmalıdır. Daha uzun bir atlet pantolonlar içine sokulduğu zaman potluk yapar. Eğer gereğinden kısa olursa da pantolonun içinde sabit durmaz ve sürekli etek kısmı dışarı çıkar. Hiçbir atlet yıkanınca küçülür gibi bir inançla alınmamalıdır. Günümüzde kullanılan kumaşlarla atletler suyla temas edince boyutlarını değiştirmeyecek şekilde üretilir. Bu nedenle iç çamaşırı satın alırken beden doğru seçilmelidir. Fanilaların kol boyu, genişliği ve duruşu da yine ideal atlet seçiminde önemlidir. Kısa kollu fanilalar bicepslerin yani omuzla dirsek arasında kalan kasın ortasına kadar inmelidir. Daha uzun olanlar gömlek içerisinde estetik görünmez. Kolların yerleşimi vücuda oturmada önemli bir ayrıntıdır.

Fanila düz bir yere konulduğunda kollar vücuttan 90 derece ayrı duruyorsa bu tişört kesimlidir ve kolların altında toplanarak potluk yaratır. Vücuttan eğimle aşağıya bakan kol yerleşimi tercih edilmesi gereken modeldir. Kolların genişliği de göz ardı edilmemeli ve fazla bol kol yeri olan fanilalar seçilmemeli.

ERKEK İÇ GİYİM MODASI

Erkek iç giyiminin kullanışlılıktan çıkıp bir moda ürünü olmasında 1980’li yıllarda Calvin Klein’in getirdiği yeniliklerin etkisi yadsınamaz. Muhteşem vücutlu erkek modeller tarafından sergilenen Calvin Klein çamaşırlar cazibeyle iç giyimi birbirine bağladı.

Kadınlar için iç giyim alışverişi ve seçimi bir çeşit rituel, erkekler için ise iç çamaşırı almak daha farklı bir yön izliyor. Ünlü İngiliz mağazalar zinciri Debenhams’ın yaptığı araştırma erkeklerin alışveriş alışkanlıkları hakkında enteresan gerçekleri ortaya koyuyor. Araştırmaya göre erkekler 19 yaşlarına kadar annelerinin aldığı çamaşırları giyiyorlar. Kız çocukları 13 yaştan itibaren kendi iç çamaşırlarını seçmeye başlarken erkekler ancak bir ilişkiye başladıkları zaman kendi çamaşırlarını alma eğilimi gösteriyorlar. 19-23 yaş arası, hoşlandıkları kişiyi baştan çıkarmanın bir adımı olarak gördükleri iç giyim alışverişine, önem vermeye başlıyorlar. Bu dönemde rekor sayılabilecek 30’un üzerinde iç çamaşırı aldıkları ortaya çıkıyor. Ancak dikkat çekici bir diğer nokta da istikrarlı bir ilişkiye girdikleri zaman iç çamaşırı alışverişi önceliğini kaybediyor. 23-33 yaş arası erkeklerin iç çamaşırlarını genelde sevgilileri veya eşleri alıyor. 45 yaşı geçtikten sonra ise alışveriş eğilimi tamamen azalıyor ve tüm sorumluluk eşlere bırakılıyor.

Debenhams’ın araştırmasının bir diğer yönü ise tercih edilen modellere yönelik. Erkekler 19-26 yaş arası dar slip boxer’ları tercih ederlerken, 26 yaştan sonra boxer almaya yöneliyorlar. Erkeklerin %57’i slip külot giyerken, %18’i slip boxer tercih ediyor, %29’u ise bol boxer seçiyor.

RAHATLIĞIN ÖNEMİ

Çoğu erkeğin gece uyurken sadece iç çamaşırlarını giydiği de düşünülürse modellerin rahatlığı ve kullanışlılığının önemi daha belirginleşiyor. Bol boxerlar rahat şort görevi görürken, slip iç çamaşırları hareket rahatlığı sağlıyor.

Kadın iç çamaşırında olduğu gibi erkek iç çamaşırında da ham maddeler çok önemli. Koton karışımlı iç çamaşırları en çok tercih edilen hammadde karışımı. Slip ve slip boxer iç çamaşırlarında esneklik önemli olduğundan lycralı kumaşlar da çok kullanılıyor. Örme iç çamaşırları dokuma olanlara göre daha rahat kalıplı oluyor ve daha çabuk esniyor. Dokuma olanlar ise daha uzun süre formunu koruyor.

Erkek üreme organları sağlığı ile doğru iç çamaşırı seçimi orantılı. Yapılan araştırmalara göre ısı ve kan dolaşımının engellenmesi sperm sağlığı için zararlı. Buna bağlı olarak dar boxerlar yani slip boxerlar testislerin ısısını yükseltip sperm sağlığını tehlikeye atabiliyor. Bol boxerlar ise kalıpları nedeniyle daha sağlıklı görülüyor. Dar boxerlar ile testis kanseri arasında da bağlantı kuran araştırmalar olsa da çoğunluk iç çamaşırının erkek sağlığını etkilediği konusunda yeterli kanıt olmadığını belirtiyor.

Erkeklerin de kilo problemleri ve vücutlarıyla ilgili güvensizlikleri olduğunu düşünerek erkek shapewearlerinden de bahsetmeden geçmek olmaz. Ünlü şekillendirici iç çamaşırı markası Spanx erkeklerinde pürüzsüz görünüm ihtiyacını önceden keşfeden markalardan. 2010 yılında ilk erkekler için shapewear koleksiyonunu üreten marka büyük ilgi gördü. Erkekler korse ihtiyaçları hakkında kadınlar kadar açık sözlü olmasalar da satışlar ilginin yüksek olduğunu gösteriyor. Kemer modelinde shapewearlerin dışında özel dokunmuş fanila ve tişörtler de istenmeyen çıkıntıları gizliyor. Korse işlevi gören tişörtlerin yanı sıra göğüs kaslarını belirginleştiren ürünler de üretiliyor. Erkeklerin giderek yeniliklere açıldığını belirten satıcılar özellikle internet üzerinden satışların çok yüksek olduğunu anlatıyorlar. Tamamen fiziksel arayışların yanı sıra bazıları sağlık nedenleriyle korseli iç çamaşırlarını giydiklerini belirtiyor. Sırt ağrısı çeken 51 yaşındaki bir kişi Equmen marka korse tişörtler sayesinde sırt ağrılarından kurtulduğunu belirtiyor. Dar kalıpları sayesinde dik durmayı kolaylaştıran ürünler duruş bozukluklarını da önlemiş oluyor.

DAR-BOL, HANGİSİ DOĞRU TERCİH?

Erkekler kadınlar kadar kendi bedenlerinin farkında olmasalar da iç çamaşırı seçiminde beden ve düzgün fit yani ürünün vücuda oturması dikkat gerektiren konular. Külotların elastik bant kısmı doğru beden seçilmezse en çok rahatsızlık veren kısmıdır. Boxerların elastik bandı kumaşla kaplı olur ve sentetik ürünlere alerjisi olanlar için tercih sebebidir. Slip boxerlarda kullanılan mikro fiberli bantlar ise vücuda tam oturmaları sebebiyle potluk yapmazlar ve genelde yumuşak kumaşlarla tene uyum sağlarlar. İç çamaşırlarının bacak bölümlerinin birleştiği yer de problem yaratan bölgelerden. Birçok tasarımcı yeni ürünleri çizerken bacak arası bölgesinin rahatlığı için ekstra kumaş ve değişik dikiş teknikleri kullanıyorlar. Ek panelli ve ek kumaşlı iç çamaşırları hassas bölgelerin tahriş olmasını veya hareketin engellenmesini önlerler. Erkek iç çamaşırlarında dikişlerin yeri ve uzunluğu rahatlık için çok önemlidir. Çoğu ürün özel panellerle iç dikişleri azaltma yoluna giderler. Dikişlerin azlığı aynı zamanda slip boxerların bacakların üstünde toplanmasını, kaymasını önler. Arka dikiş ise genelde erkek çamaşırında istenmeyen bir özelliktir. Arka dikişin pozisyonunun kötülüğü erkeklerde sürekli kalçalarının arasında bir şey var hissi yaratabilir. Örme külotlar bu konuda daha büyük rahatlık sağlarken dokuma çamaşırlarda da çapraz panellerin kullanımı ve bir araya getirilmesi istenen bir özelliktir. Örme boxerlarda daha fazla esneme payı olduğu için spor yaparken bile tercih edilebilirler. Bacak bölümü slip boxerlar için problemli bir bölgedir. Fazla bol olması destek azlığı yaratırken, fazla dar olması da kan dolaşımını engelleyip yukarı doğru kayma yapar. Bu nedenle genelde slip boxerların bacak bölümünde elastikiyet aranır. Bu elastikiyet gün boyu rahatsız gezilmesini ve gereksiz toplanmaların olmasını engeller.

Boxer, slipi tahtından indirdi; Erkek iç çamaşırında son yıllarda boxer çamaşırlar daha çok ilgi görüyor. Eskiden slip çamaşırlar neredeyse yüzde 80 üstünlükle satılıyordu. Günümüzde ise boxer artık slipi neredeyse piyasadan silecek durumda. İnsanlar boxer çamaşırları daha rahat oldukları için tercih ediyorlar. Şu anda gelen talepler doğrultusunda modeller de arttı. Sadece boxer üzerine çalışan firmalar dahi mevcut. Onun dışında erkek iç giyiminde fanila - atlet satışları eskisi gibi devam ediyor, bir azalma yok. Artık tüketici tek renk veya herkeste olabilecek modelleri tercih etmiyor. Özellikle canlı renklere ve desenlere talep artıyor. Klasik beyaz iç çamaşırı artık tüketiciyi tatmin etmiyor. Son 10 yılda insanlar artık değişikliğe, farklı olana doğru eğilim gösteriyorlar. Fantezi ürünler de erkeklerin dikkatini çekiyor. Mesela yabancı markalarda şekillendirici erkek iç giyimi bile var, göbek kısmını veya göğüs kısmını şekillendiren, ama henüz biz böyle bir çalışma yapmadık.

Erkekte çeşit arttı; Son 10 yılda erkek iç giyiminde ürün yelpazesi oldukça genişledi, ürün çeşitliliği arttı. Eskiden bir atlet, bir yarım kollu fanila satışı yapılırken, şimdi çok çeşitli, çok renkli modeller üretiyoruz. Alt çamaşırda da slip ve paçalı dediğimiz modeller vardı, slip daha çok satılırdı. Fanilada da sıfır yaka, yarım kollu modellere ilgi son 3-4 yılda azaldı. Askılı atlet dışında, v yaka modeller ilgi görüyor. Şu anda kadın iç çamaşırı çeşitliliği inanılmaz arttı, erkek iç çamaşırında da eski kadın iç çamaşırı çeşitliliği kadar çeşit oldu. Her zaman kadın iç giyiminde model sayısı daha fazla olur ama erkeklerde de artış başladı. Eskiden zaten boxer demiyorduk paçalı külot derdik, ama şimdi boxer slipi geçti. Boxerlar da çeşitli, modal kullanılıyor, likralısı var, örme modeller var. Biz ev giyim-pijama üretimi de yapıyoruz. Pijama üretiminde tasarımcı daha fazla öne çıkıyor. Piyasada modelisti olan firmalar bu konuda değişimleri yaratıyorlar. Bizim belli modellerimiz var, eskiden kalan kalıplarımızı üretmeye devam ediyoruz.

GELENEKSEL İÇ ÇAMAŞIRI ERKEKLERİN ÖNCELİKLİ TERCİHİ

Erkek iç giyim satışlarının etkilenmesi elbette diğer erkek giyim, kozmetik ve moda ürünlerinin satışlarıyla doğru orantılı seyrediyor. 2006 yılında Institut Français de la Mode tarafından yapılan bir araştırmaya göre erkek giyim ve kozmetik ürünleri satışı yıllık 3 milyar doları aşmış durumda. Sadece kozmetik ürünleri yıllık 700 milyon dolardan fazla satış görüyor. Taleplere göre erkeklere yönelik mağazalar giderek artıyor. Özellikle İtalya, Fransa gibi ülkelerde tıpkı kadınlara özel lingerie mağazaları gibi erkeklere yönelik iç giyim mağazaları açılıyor. Turistik şehirlerde talepler çeşitlilik gösterse de temel ürünler ve klasik modeller daima alıcı buluyor. Alışveriş eğlimleri üzerinde inceleme yapıldığı zaman görülüyor ki özellikle İtalyan ve Rus erkekler materyal kalitesine, koton, ipek ve diğer lüks kumaşlara öncelik veriyorlar. Bunun dışında tasarımcı markalar hem isimleri hem de cesur tasarımları sayesinde ilgi görüyor. Roberto Cavalli, Dolce&Gabbana gibi markalar dikkat çekici ürünlerle öne çıkarken, Armani, Calvin Klein daha geniş bir alıcı kitlesine hitap ediyor. Ürünlerin mağazalarda sergilenme şekli bile markalar tarafından yönetiliyor. Büyük butiklerde markaların sıralanması ve öne çıkarılan ürünler markaların pazarlama departmanlarının eseri. Pijama, sabahlık ve bornoz gibi ürünler iç çamaşırlarına takım olabilecek şekilde tasarlanıyor. Erkek ev giyiminde, ürünlerin şıklığının yanı sıra rahatlığı da aranıyor. Sıradan bir pijama kavramı şık robdöşambr ve takım ev pantolonlarıyla zarif ve klas bir havaya bürünüyor. İç çamaşırlarında iddialı ürünler zamanla popülerleşiyor ve merak uyandırıyor. 2000’li yılların başında erkekler için tanga satışı belli bir kesime hitap ederken günümüzde hanımlar sevgilileri veya eşleri için bu değişik ürünleri tercih edebiliyor. Geleneksel kişiler ve ürünler hiçbir zaman azalmıyorlar ancak beklenmedik satışlar artış gösteriyor. Reklam ve pazarlama kampanyaları özellikle genç nesilleri etkiliyor. Orta yaşlı kişiler moda akımlarına daha temkinli yaklaşırken genç nesil kulaktan kulağa yeniliklerden haberdar olup, denemeyi göze alıyor.

Dar külottan kaçınmak gerekir;Rahatlık, hijyen ve estetik kaygılar düşünülerek giyilen erkek külotları sağlık açısından da önem taşımaktadır. Bir çok erkeğin külot tercihinde doğru tercih yapmamaları sonucu çeşitli sağlık sorunları yaşadıklarını görmekteyiz. Öncelikle erkek külotu cinsel yaşam ve üreme fonksiyonları üzerinde önemli etkisi olan; hem döl hücrelerini hem de erkeklik hormonu olan testosteron üreten testisleri barındırdığı için büyük önem taşımaktadır. Vücut dışında olan testislerin sperm adı verilen döl hücrelerini sağlıklı olarak üretebilmek için vücut ısısından 2-3 derece kadar daha düşük ısıda olmaları gerekmektedir. Bu neden ile testisleri vücuda yapıştırarak ısısını arttıran dar külotların erkeklerin dölleme gücü üzerine olumsuz etkisi olduğu açıktır. Isı artışı hormon üretimini etkilemediğinden erkeklik konusunda ise olumsuzluk oluşturmaz. Tüm bunlar değerlendirilerek rahatlık sağlayan yumuşak dokulu, teri emen veya dışarı atan dokuda ve özellikle dar olmayan erkek külotlarının sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Doğru erkek külotu da tercih edilse de kişisel hijyen için her gün duş alınması ve çamaşırların her gün değiştirilmesi önem taşımaktadır.

Pamuklu ve bol tercih edilmeli; Erkekler, iç çamaşırı alırken pamuk gibi doğal maddelerden üretilmiş olanları, çok sıkı lastiği olmayanları, çok dar olmayanları tercih etmelidirler. Alerjik bünyeli olanlarda sentetik ham maddelere karşı egzama tarzı alerjik reaksiyon gelişebilir. Çok sıkı çamaşırlar üreme bölgesi kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir. Özellikle sıcak havalarda, çok terleyen kişilerde kasık gibi kıvrım yerlerinde mantarlaşma olabilir. Bu nedenle çamaşırların pamuk gibi emici ipliklerden yapılması, halk arasında paçalı külot denen boxer tarzı çamaşırların tercih edilmesi önerilir.

ÇORAP

SOĞUKTAN KORUNMAK, BACAKLARI PÜRÜZSÜZ VE DAHA ZARİF GÖSTERMEK, AMA EN ÖNEMLİSİ HER TÜRLÜ KIYAFETİ DAHA ŞIKLAŞTIRMAK İÇİN OLMAZSA OLMAZ BİR PARÇA...

şık bir sütyen, dantelli ufak bir külot, jartiyer ama kulağa bir şeyler eksik geliyor; tabi ki çorap. Naylon, ipekli, kurdeleli, süslü, desenli, diz üstü, diz altı ve daha birçoğu çorap çekmecelerinin vazgeçilmezi. İç giyimin eksikliği doldurulamayacak öğelerinden olan çoraplar uzun süredir hayatımızdalar. Mağazada beğenip almanın dışında, çorapların nasıl ortaya çıktığına ve nasıl üretildiğine bir göz atmak ister misiniz?

Çorap olarak bilinen giyim parçası bacakları ve ayakları korumak için ortaya çıkmıştır. Eski çorapların tarihi M.S. 400- 500 yılları arasında Eski Mısır’da “topuk kabı” olarak adlandırılan yün, örgü patiklere kadar uzar. Eski Yunan ve Roma İmparatorluğunda da köleler ve çalışan erkekler “soccus” isimli kısa çorapları giyerlerdi. Japon ve Çin halkları ise çok uzun süre boyunca ipek ve koton çoraplar giyerlerdi.

12'nci yüzyılda Avrupa’da ilk külotlu çorap örnekleri ortaya çıktı. Erkekler tarafından giyilen içlikler, günümüzdeki külotlu çoraplara benzer biçimde vücuda oturan ayağa kadar inen şekilde üretilirdi. Kadınlar ise bu dönemlerde jartiyerlerle tutturulan diz üstü çorapları tercih ediyorlardı. 12'nci ve 13'üncü yüzyılda İslam İmparatorluğu'nda da giyilen örgü çoraplar günümüzde Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilenmekte.

1589 yılından sonra örgü yapan makineler üretilince, çoraplar eskisinden daha süslü ve yaygın olmaya başladı. Dönemin popüler hammaddesi ipek ve kotondu. İpek daha az bulunan bir madde olduğu için asillerin tercihi olurken ticaret yollarının açılmasıyla bu değerli iplikler elde ediliyordu.

Çorapları giymenin birçok farklı yolu vardı. İpek çoraplar soğuğa karşı koruma yapması için bazen bir kaç çift üst üste giyilirdi. 17'nci yüzyılın çizmeleri içine giymek için ketenden koruyucu çorap yapılır ve ipek çorapların üstüne geçirilirdi. 18'inci yüzyıla dek erkekler bel kemeriyle tutturulmuş ipek çoraplar giymeye devam ettiler.Daha sonra uzun pantolonların popülerleşmesiyle kısa çoraplar tercih edilmeye başladı.

İpek "out", naylon "in"; Yıllar geçtikçe teknolojinin gelişmesiyle pamuklu örme çoraplar üretildi. Kadınların tercih ettiği bu pamuklu külotlu çoraplar, eteklerin kısalmasıyla ipekli çoraplara tekrar yol açtı. Hayatımızı modanın yönetmeye başladığı dönemlerle beraber dış giyim ve iç giyim birbirine yetişerek gelişti. Naylonun kullanım alanları geliştikçe ipek de tahtından çekildi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra daha pahalı olan ipek yerine aynı görüntüyü yaratan naylon çoraplar kadınların bacaklarını sardı.

Naylon çoraplar, 1960’lara kadar dikişli olarak üretiliyordu, düz olarak örülen bu çoraplar bacaklara bir bluz gibi oturtuluyordu. Dikişlerin azalmasıyla ve topuklarda toplanmasıyla beden ölçülü çoraplar ortaya çıkmış oldu. 60’larda artık dikişli çoraplar giderek azalmış modern topukta çift katlı, dikişsiz çoraplar çembersel dikiş yapan makinalarda üretilip satışa sunuluyordu. İlmiklerin darlaştırıp bollaştırılmasıyla çoraba istenen şekil veriliyordu. Hala çoraplarda kullanılan “den” ölçüsü bu zamanda ortaya çıkmıştı ve ipliklerin kalınlığını ölçüyordu. Naylon çoraplarda den sayısı ne kadar düşükse çorap o kadar şeffaf oluyor. Naylon dışında likra da kullanılıyorsa den değerleri değişebiliyor. Eteklerin boylarının kısalmasıyla çorapların boyu uzadı, ancak en sonunda külotlu çoraplar en yaygın kullanılan çorap oldu. Jartiyerli çoraplar boylarını uzatıp külotlu çoraplara yetişmeye çalışsa da çabalar sonuç vermedi ve külotlu çorap sektörde lider oldu. Günümüzde moda şovlarında veya estetik amaçlı görüntü vermek için daha hoş göründüğü gerekçesiyle yine de jartiyerli çoraplar tercih edilmekte.

Lanolin ve silikon katkısı; “Hosiery” genel adı bacağa giyilen tüm çorap, tayt ve külotlu çorapları kapsıyor. Bazen soğuktan korunmak, bazen bacakları daha pürüzsüz göstermek bazen ise tamamen aksesuar olarak kullanılan çoraplar, geçici bir moda akımı olmadığını çoktan kanıtladı. Bu basit ama hayat kurtaran iç giyim parçasının üretimi ise sanıldığı kadar kolay değil. Eskiden çoraplar dikilirken düz bir kumaş gibi örülür daha sonra arkadan dikişlerle bacağa uygun hale getirilirdi. Bacağın üst kısmının jartiyere takılması için kalın örgü kullanılırken, bileğe doğru dikiş ve eni incelir, topukta tekrar sağlamlaştırmak için sıkı dikiş yapılırdı. Çorapların görünümü geliştirmek için boyasına katılan lanolin ise koyun yağından elde edilir, lanolin doğal bir maddedir ve sabun, şampuan gibi temizlik ürünlerinde de kullanılır. Lanolin, çorabın tene yumuşak gelmesini ve parlak olmasını sağlar. Her firmanın kendine has kullandığı lanolin oranı vardır. Lanolin likra kumaşlara zarar verdiği için modern çorap üretiminde silikon kullanılır.

Modern çorap yapımında makineler artık ısı kontrollü, özel şekillendiricili olarak gelir. Çoğu çorap naylon olduğu için dikiş sırasında ısının çok yüksek olmaması gerekir. Teknolojinin gelişmesiyle çorap şekilleri de arttı. Eskiden her bedene uygun esneyen çoraplar kırıştırılmış ipliklerle yapılıyor ve bacağa göre esniyordu. Likralı çoraplar da esnemesi nedeniyle günümüzde tercih ediliyor. Likralı çoraplar naylon çoraplar kadar şeffaf olmazlar ancak daha ağır ipliklerle dikilen opak çoraplar kadar da kalın olmazlar. Çoraplar, ister naylon ister opak ister kısa ister uzun olsun giyildikleri her kıyafetin havasına bir farklılık katıyor. Çorapla tamamlanmış bir kıyafet her zaman daha derli toplu görünüyor ve bacaklar daha çekici oluyor. Günümüzde desenlerin, modellerin ve malzemelerin çeşitliliğiyle kıyafetinize yaratıcılığınızı katmanız çok daha kolay. Farklı çoraplar aynı eteğin farklı şekillerde giyilmesine bile yardımcı oluyor. Özellikle Almanya gibi orta Avrupa ülkelerinde ve Kuzey Avrupa’da yaz ayları serin geçtiği için kadınlar çorap giymek zorunda kalabiliyorlar. Açık ayakkabı giyme arzusu da işin içine girince, ayaksız, tayt görünümünde ama çorap inceliğinde ürünler tercih ediliyor. Dolayısıyla bu bağlamda da, şık, gösterişli çorap-tayt (leggings) modeller tasarlanıyor ve kadınların beğenisine sunuluyor.

Ten rengine prenses desteği; 2014-2015 yılının çorap trendlerine baktığımızda geniş bir çeşitlilikle karşılaşıyoruz. Eski modeller tekrar popülerlik kazanıyor, yeni modeller vitrinlerde yerini alıyor ve klasikler yeniden uyarlanıyor. Prens William’ın eşi Kate Middleton sayesinde bu yıl ten rengi şeffaf parlak çoraplar eskisine göre daha fazla tercih ediliyor.

Canlı renklerin dolaplarda yerini almasıyla yaz ayları için neon parlak renklerde, kış ayları içinse yine rengarenk çoraplar koleksiyonlarda yerlerini aldı. Mor, bordo ve ördek başı yeşili bu kış bacakları süsleyecek. Özellikle desenler bu yıl daha cesur ve dikkat çekici. Çiçek bahçesinden fırlamışcasına canlı renklerle basılı motifler baskılı ve desenli çorapları oluşturuyor. Puantiye daima zarif ve ince deseniyle bacakları sarmalıyor, noktalar sizin tercihiniz değilse ekose modelli ve kareli çoraplarla da şıklığınıza şıklık katabilirsiniz.

İç çamaşırı denilince hayalleri süsleyen jartiyer dikkat çekici olmakla beraber kullanışlı sayılmıyor. Muhteşem çorap üreticileri hanımlara rahatlık olsun diye kendinden jartiyer desenli veya kesimli çoraplarla kolaylık ve seksapeli bir araya getiriyor. Wolford, Gerbe, Fogal, Falke gibi yılların çorap üreticileri her zaman ki kalitelerini koruyorlar. Moda var olduğu sürece çoraplarda hayatımızda yer alacak dersek yanlış bir saptamada bulunmuş olmayız. Kadınlarda pantolon kullanımı artışıyla geniş bir yelpazeye yayılan dize kadar veya daha kısa çorapları bir başka yazıya bırakarak,bacaklarınızın güzel çoraplara sarınması dileğiyle...

ÇORABIN "DEN" SİZİ OLMAZ

Bir metre ipliğin 5 santigram ağırlığında olması bir den ölçüsüdür. Yani 450 metrelik bir naylon, ipek veya başka bir iplik 5 gr ise bu iplik 100 dendir. Denin azlığı dikişin inceliğini gösterir. 15 den çoraplar gece ve gündüz giyiminde en popüler den ölçüsüdür. 30 den genelde çalışma hayatında tercih edilir. Olabilecek en küçük den 8 dendir ve bu çorap o kadar hafif ve şeffaftır ki neredeyse bacakta yok hissi doğurur. Çorap üretiminde bir diğer değer ise “gauge”dır. Gauge bir İngiliz terimi örgü ve kullanılan bir ölçü birimidir. 60 gauge örgü makinesi 38 mm’lik bölgede 60 iğne olduğunu belirtir. 38 mm’ye ne kadar çok iğne vuruşu düşerse o kadar sık dikilmiş olur.